Dilin âfetleri çok ve kendini bunlardan korumak zor olduğu için, elden geldiği kadar susmak en iyi çaredir. O hâlde insan, zaruret mikdarından fazla konuşmamalıdır. Dediler ki abdallar, yani yüksek derecedeki veliler, konuşması, yemesi ve uyuması zaruret mikdarında olan kimselerdir.
| Favori olarak ekle (16) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 990 |
|
Devamını oku...
|
Bir hayat dini olan İslâm, insanın bütün davranışlarını, duygu, heyecan ve ihtiyaçlarını göz önüne almış, onları bir imbikten süzercesine tahlil etmiştir. İnsanı kötüye sevkeden duygu ve düşüncelere geçit vermezken, onun tekâmülüne (olgunlaşmasına) sebep olan hususları teşvik etmiştir. | Favori olarak ekle (15) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 386 |
|
Devamını oku...
|
|
Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek: -Izin ver yâ Resulallah,
ölümümü temenni edeyim. Peygamber efendimiz:
-Ölüm öyle bir seydir ki onun için hazirlikli ol! Yol uzun, azik
ister. Ölümü temenni edenin on hediye hazirlamasi lazim.
O kimse sordu: Hediyeler kime yâ Resulallah?
| Favori olarak ekle (14) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 510 |
|
Devamını oku...
|
|
Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.
Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.
O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.
| Favori olarak ekle (10) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 287 |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 13 - 18 Toplam: 47 |