1. Kadir Gecesi, Kadir Sûresi’nde de ifade edildiÄŸi üzere, “Kur’an’ın indirildiÄŸi; bin aydan daha hayırlı olan; Rab’lerinin izniyle Ruh ve meleklerin her türlü iÅŸ için indiÄŸi; tan yeri aÄŸarıncaya kadar esenlik, huzur ve güven kaynağı olan” (Kadir, 97/1-5) bir gecedir.

2. Bu gece maddi ve manevi bütün nimetlerin müminin gönlüne yaÄŸdığı, iki cihanın bayram oluÅŸ müjdesinin müminin gönlünde hissedildiÄŸi, Kur’an, ibadet ve oruçla ruhun yükseliÅŸini zihnin de müşahede ettiÄŸi bir gecedir. Böylesine bir gecede, ilahi yardım ve manevi fetihler saÄŸanak yaÄŸmur gibi müminin gönlünü ve zihnini serinletir. Dünya kaygılarından ve dertlerinden özgürleÅŸtirir. Kur’an-ı Kerim’de Rabb’imizin bizlere çok büyük nimetler ikram ettiÄŸini gördüğümüzde, Allah’tan hatalarımız için bağışlanma dilememiz emredilmiÅŸtir. Bu hakikati Rabb’imiz, “Allah’ın yardımı ve fethi geldiÄŸi zaman, insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiÄŸini gördüğün zaman, Allah’ı hamd ile tesbih et. O’ndan af dile. Şüphesiz ki Allah tevbeleri kabul edendir.” (Nasr, 110/1-3) ayetleriyle vurgulamıştır. Çünkü istiÄŸfar, (Allah’tan bağışlanma dileme) “Ben baÅŸardım…” cümleleriyle baÅŸlayan insanın içindeki baÅŸarı hırsına ve her ÅŸeyi sahiplenme meyline engel olur. İnsanın bütün baÅŸarı ve zaferleri kendinden bilerek Allah’ı devreden çıkarma durumunu ortadan kaldırır. Bu nedenle bu gecede hatalarımız için af dileyerek yüceliyoruz.

3. BaÅŸarıyı ve nimeti kendinden bilme, insanı kibre düşürür. Kibir ise küfre götüren bir zehirdir. Kibrin baÅŸ düşmanı, tevazudur. HuÅŸu Hakk’a boyun eÄŸmek, tevazu Hakk’a teslim olmak, Hakk’ın hükmüne itirazdan vazgeçmektir. Bu iki kavramın da en güzel halleri namaz ve oruçla yaÅŸanır. Bu dua, Kadir Gecesi’nde bizi Kur’an, namaz ve orucun bu güzel iklimine davet eder; bu iklimi ruhumuza hissettirir.

4. Bu duada Rabb’imizin sonsuz ikramlarını ve affediciliÄŸini hissederiz. Tevbenin güzelliÄŸini ve affedilmenin vazgeçilmezliÄŸini bir nefes gibi içimize çekeriz. Tevbe ve istiÄŸfar, Allah hariç her ÅŸeyden dönmek ve yüz çevirmektir. Sıradan insanların tevbesi, günahları içindir. Allah dostlarının tevbesi ise Rabb’lerini unutarak geçirdikleri her an içindir. Mevlânâ Hazretleri tevbe hakkında ÅŸunları söyler: “Ecel akÅŸamı gittikçe yaklaÅŸmada. Bu oyun, ne vakte kadar? Gel artık, onu terk et, yeter. Tevbe atına binip hırsıza yetiÅŸ, ondan elbiselerini geri al.” Biz de bu duayla istiÄŸfar ve tevbe atına binip ulvi âlemlere yükseldikçe Kur’an’ın ve Ramazan’ın himmet ve hikmetini hissederek bayramı karşılıyoruz.

5. Ecel akÅŸamı kapımızı çalmadan tevbe atıyla bizleri manevi miraçlarımıza, Seni sevmenin doruklarına çıkar. Senin zikrinle ve şükrünle coÅŸan, rızanla Sana koÅŸan, Senin için aÄŸlayan, cennet ve Cemalullah’ta Seninle huzuru bulan, bütün kapıları Senin sevgine kapı ve vesile yapan, helallerine ve emirlerine sımsıkı yapışmakla mutluluÄŸu yakalayan kullarından eyle bizi…

 

Allah’ım Sen affedicisin, affı seversin, beni de affet

Hz. AiÅŸe, Kadir Gecesi’ne ermenin şükrünü ve ÅŸevkini idrak etmek için Rasûlullah’a yönelip şöyle bir soru soruyor: Ya Rasûllallah, Kadir Gecesi’ne erme ÅŸerefine nail olursam nasıl dua edeyim, dedim: Rasûlullah da ÅŸu duayı okumamı söyledi: “Allah’ım Sen affedicisin, affı seversin, beni de affet. (Allahümme inneke afüvvün, tuhibbu’l-afve, fa’fü annî)” Tirmizi, Da’avât, 89 ZAMAN

Tags: