
Kur’ân-ı Kerîm’de, "ana-babaya saygı
gösterilmesi" emredilen bir çok âyet-i kerîmede anne, öncelik verilerek
zikredilmiştir. Bu öncelik, annenin babadan daha saygıdeğer olduğuna dikkati
çekmektedir.
bu konuda ölçü olarak anne babaya "öf" bile denmemesi gerektiğini
hatırlatmıştır. Hatta anne ve baba, çocuklarının inancını paylaşmayıp, iman
etmeyi kabul etmeseler dahi, müminler onlara karşı merhametli ve saygılı
tavırlarını değiştirmezler. Dine muhalif olan tavsiyelerinde onlara uymaları söz
konusu değildir, ancak bu onlara karşı duydukları saygıyı olumsuz anlamda
etkilemez
Biz insana, anne ve babasına (karşı)
güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan
şeyle bana ortak koşman için sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda,
onlara itaat etme. Dönüşünüz banadır. Artık yaptıklarınızı size haber vereceğim.
(Ankebut Suresi, 8 )
Bir gün Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’e bir kimse
geldi ve:
"Benim kendisine hizmet ve ülfet etmeme, insanlar içinde en lâyık ve en çok
hakkı olan kimdir?" diye sordu.
Rasûlullâh (s.a.v.):
"Anandır." buyurdular. O zât:
"Sonra kimdir?" dedi. Rasûlullâh (s.a.v.) yine:
"Anandır." buyurdular. O zât tekrar:
"Sonra kimdir?" deyince, Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz tekrar:
"Anandır." buyurdular. O zât yine:
"Sonra kimdir?" diye sorunca, Rasûlullâh (s.a.v.) bu sefer:
"Babandır." karşılığını verdiler. Bu hadîs-i şerîf de, annenin evlâd üzerinde
babaya nisbetle üç misli iyilik ve ihsân hakkı olduğunu açıkça ifâde eder.
Veysel Karanî Hazretleri, ihtiyâr, âmâ ve hasta annesine hizmeti sebebiyle,
her ne kadar Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’i göremediyse de O’nun eşsiz lutuf ve
ihsânlarına nâil olmuştur.
İslâm hukûkuna göre, bir kişinin, ana ve babasından yalnız birisinin nafakasını
sağlamaya gücü yetse, annesinin nafakasına öncelik tanınır.
Evlâd üzerinde elbette babanın da hakları vardır. Çocuğunun ihtiyaçlarının
karşılanmasında büyük fedâkârlıkları bulunmaktadır. Doğumda annenin karşılaştığı
sıkıntılara o da ortak olmuştur. Hadîs-i şerîfte, babanın evlâdı üzerindeki
hakları şöyle açıklanmıştır:
"Hiçbir evlâd babasının hakkını ödeyemez. Ancak; babasını köle olarak bulur,
satın alır ve âzâd ederse, bu durum müstesnâdır."
Muhammed Bahâeddîn Nakşibend (k.s.) Hazretleri, bir vasiyetinde şöyle buyurur:
"Benim kabrimi ziyâret etmek isteyenler, evvelâ annemin kabrini ziyâret
etsinler, sonra da benimkini.."
(cc) annemlerimizi Kadınların en üstü olan Hz. Fatima-tül zehra anamıza komsu
yapar inşallah... Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 558
powered by AkoComment Tweaked |