ÖNEMLİ...!
Değerli üye ve ziyaretçilerimiz; Diğer site ve forumlarda site ismimiz fazlaca kullanılmaya başlanmış olup dikkat çekmektedir. Sitemizin hiç bir yerle bağlantısı ve üyeliği bulunmamaktadır.
Aradığınız Konuyu Bulamadıysanız Lütfen Arama Yapınız.


| AHLAK ANLAYIŞI VE İBADET HAYATI |
|
|
|
|
Sayfa 1 Toplam: 2 Peygamber Efendimizin ahlâk örneği olması ahlâkî değerlerin yaşaması ve uygulamasında örnek olmasını gerektirir. Peygamberimiz İslâm'ın ahlâkî değerlerini bir insan olarak bizzat yaşayarak, bu değerleri somut bir şekilde eylem hâlinde ortaya koyarak bizlere model olmuştur.
Değerler dinin yanı sıra akıl, duygu ve sezgi ile yani insanla temellendirilmektedir. Din dışında temellendirilen bu değer teorileri insana bağlı, onun duygu, akıl ve sezgi dünyasıyla ilgilidir. Bu sebeple insana bağlı temellendirmelerde, hem insanın kendisinin değişmesiyle hem de çeşitli yer ve zamanlardaki insanlardaki farklılık sebebiyle evrensel ahlâkî değerlerden yani bütün insanları bağlayıcı genel geçer ahlâkî doğrulardan söz etmek mümkün olmayacaktır. Bu, evrensel bir ahlâkî değer teorisinin kurulamaması ahlâkî şüpheciliği de beraberinde getirir. Çünkü ne zaman, nerede neyin doğru olduğunu hiçbir zaman tam olarak bilemeyiz.
Evrensel ahlâkî ilkelerden söz edebilmek için mutlak ahlâkî değerlerden söz etmek gerekir. Ancak Mutlak bir Varlık ile temellendirilen ahlâkî değerlerin mutlaklığından söz edilebilir. Din ile temellendirilen değer teorilerine göre ister sadece vahiyle belirlensin ister akılla bilinsin bütün değer hükümlerinin kaynağı Allah'tır. Kur'ân âyetleri iyiliğin, kötülüğün ne olduğunu betimleyici oldukları kadar iyi-kötü, doğru-yanlış, helal-haram, güzel-çirkin gibi olgulara değer koyucu hükümlerdir. Peygamberimizin hadisleri de söz, fiil ve takrir olarak Kur'ân anlayışı doğrultusunda değer biçen, değer koyan hükümlerdir. Onun hayatı bütünüyle Kur'ân'ın değer biçen hükümlerinin nasıl anlaşılması, yorumlanması ve yaşanması gerektiğini gösteren bir bütündür. Dolayısıyla Peygamberimizin ahlâk modeli olması onun ahlâkî değerler için model olmasından kaynaklanmaktadır. Kur'ân'ın hükümleri ve ortaya koyduğu değerler evrenseldir. Zaman ve mekâna, şartlara göre değişmediği için rölativizmden uzaktır. Mutlak kurallar vaz' ettiği için ahlâkî şüphelerden de uzaktır. Bu ilâhî mesaj insan için gelmektedir. Ancak bir insan tarafından uygulanarak mesajın insan hayatında fonksiyonel hâle getirilmesi gerekir. Yani Kur'ân ilkelerinin sosyal hayatta nasıl yorumlanacağı, nasıl uygulanacağı Peygamberimiz tarafından yaşanarak gösterilmiştir. Bu noktada Peygamberimizin örnekliğine ihtiyacımız vardır. Çünkü onun hayatını dinî değerlerin somutlaştırılıp, yaşantı hâline dönüştürülmesi ya da rölatiflikten kurtulup objektiflik kazanması olarak mütalâa etmek mümkündür. Allah'ın buyrukları eyleme dönüştürüldüğünde nasıl bir insanın ortaya çıkacağını Hz. Peygamber'in şahsında açık, somut bir şekilde görebiliriz. Bu bakımdan onun hayatı İslâmî değerlerin hayata geçirilmiş somut bir modelidir.
Ayrıca Kur'ân âyetlerine göre insanın varlık şartı olan değer duygusu ve inanma, varoluş yönünden insanın özünde mevcuttur ve dinî kurallardan öncedir. Yaratılıştan beri ahlâk (iyi-kötü), din (Kutsal olan-kutsal olmayan), sanat (güzel-çirkin) duygusu dolayısıyla bununla ilgili değerler her insanın ruhuna üflenmiştir. "...Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene..."(Şems 91/7-8) âyetleri değerlerin insana Allah tarafından var oluşuyla beraber verildiğine işaret eder. İnsan ilâhî vahiyle bildirilen ve yaratılışında mevcut olan değerleri anlama, kullanma ve uygulama konusunda Peygamberi örnek alacaktır. Çünkü Peygamberimiz risalet öncesi özünde ahlâkî değerleri yaşayan, risalet sonrasında da Kur'ân'ın değerlerini -ki bunlar aynı kaynaktan geldikleri için uyum içindedir- uygulayan bir ahlâk modeli olmuştur. Allah mutlak iyi olduğu için onun rızasını kazanmak için yapılan eylemler de buna uygun, mutlak iyiye lâyık olmalıdır. Bu sebeple Peygamberimiz davranışlarımızda "Allah rızasını" kazanmayı hedeflemiştir. Onun rızasını kazandırmayan her gaye, her davranış değersizdir. O hâlde İslâm ahlâkında en yüksek değer Allah'ın rızasını kazanmak, en değerli eylem onun rızasına uygun eylem olmaktadır.
|

el Vehhab
(C.C.)
Karşılıksız ni'metler veren.
Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
Kur'an'ı cehren (açıktan) okuyan, sadakayı açıktan veren gibidir. Kur'an'ı gizlice okuyan, sadakayı gizlice veren gibidir
Tirmizi, Sevabul Kur'an 20
Müslim, 2605
Kur'an'dan Peygamber Dualari
Ey Rabbim
Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin Yaratıcısı, dünyada ve Ahiret'te benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat.
Hz.Yusuf (AS) Duası - Yusuf 101
| Eshâb-ı Kirâm |
| Niçin Müslüman Oldular |
| Evliyâlar Ansiklopedisi |
| Sevgili Peygamberimiz |
| Peygamberler Tarihi |
| İlmihal Bilgiler |
| Mubarek Günler |
| Sübhaneke Duası |
| bir baska sitenin bekcisimisin sen.adam ne güzel koymus iste... |
| Diğer Yorumlar... |
| Sübhaneke Duası |
|
ALINTI BU Başka Bir sitedn alıntıdır Emek Verilmemiş.Resmen(Kopyala... |
| Diğer Yorumlar... |
| Esmaül-Hüsna |
| :zzz |
| Diğer Yorumlar... |
| Kadir Gecesi Kaçıncı Gecedir |
|
site hakında bence güzel ama biraz daha gayret :) |
| Diğer Yorumlar... |
| İmsak Nedir? |
|
Bence İyii 8) iyi bence öle demeyin bide cok sacma konusuonuz:D |
| Diğer Yorumlar... |