<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nurislam.Org &#187; SA&#8217;D B. EBİ VAKKAS</title>
	<atom:link href="http://www.nurislam.org/tag/sad-b-ebi-vakkas/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nurislam.org</link>
	<description>İslamiyet Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 10 Dec 2011 02:49:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>SA&#8217;D B. EBİ VAKKAS</title>
		<link>http://www.nurislam.org/sad-b-ebi-vakkas.html</link>
		<comments>http://www.nurislam.org/sad-b-ebi-vakkas.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 02:12:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşere-i Mübeşşere]]></category>
		<category><![CDATA[Aşerei Mübeşşere]]></category>
		<category><![CDATA[SA'D B. EBİ VAKKAS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nurislam.org/?p=172</guid>
		<description><![CDATA[Sa'd b. Ebî Vakkas Malik b. Vuheyb b. Abdi Menaf b. Zühre. Babası Malik b. Vuheyb'dir. Malik'in künyesi Ebî Vakkas olup, Sa'd bu künyeye nisbetle İbn Ebî Vakkas olarak çağrılırdı....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial; color: #000000; font-size: x-small;">Rasûlüllah (s.a.s)&#8217;in annesi Zuhreoğullarından olduğu  için, anne tarafından da nesebi Rasûlüllah (s.a.s) ile birleşmektedir. Sa&#8217;d'ın  annesi Hamene binti Süfyan b. Ümeyye&#8217;dir. Sa&#8217;d (r.a), ilk iman edenlerden  biridir. Kendisinden yapılan rivayetlere göre o İslâmı üçüncü kabul eden  kimsedir. Ancak, Hz. Hatice, Hz. Ebu Bekr, Hz. Ali ve Zeyd b. Harise&#8217;den sonra  müslüman olmuşsa beşinci müslüman olmuş oluyor. Sa&#8217;d (r.a), müslüman olduğu gün  henüz namazın farz kılınmamış olduğunu ve o zaman on yedi yaşında bulunduğunu  söylemektedir (İbn Sa&#8217;d, Tabakâtül-Kübrâ, Beyrut (t.y), III, 139).</p>
<p>Sa&#8217;d (r.a) İslâma girişine sebep olan olayı şöyle anlatır: &#8220;Müslüman olmadan  önce rüyamda kendimi hiç bir şeyi göremediğim karanlık bir yerde gördüm. Bu  arada ay doğdu ve ben onun aydınlığına tabi oldum. Benden önce bu aya kimlerin  uymuş olduğuna bakıyordum. Onlar, Zeyd b. Harise, Ali b. Ebî Talib ve Ebû  Bekir&#8217;di. Onlara ne kadar zamandan beri burada olduklarını sorduğumda, onlar;  &#8220;Bir saat kadardır&#8221; dediler. Araştırdığımda öğrendim ki, Rasûlüllah (s.a.s)  gizlice İslâm&#8217;a davette bulunmaktadır. Ona Ecyad tepesi taraflarında rastladım.  İkindi namazını kılıyordu. Orada İslâmı kabul ettim. Benden önce bu kimselerden  başkası imân etmemişti&#8221; (İbnül-Esir, Üsdül-Ğâbe, II, 368).</p>
<p>Sa&#8217;d'ın müslüman olduğunu öğrenen annesi, buna çok üzülmüş ve oğlunu atalarının  dinine döndürebilmek için çareler aramaya başlamıştı. Sa&#8217;d'a, eğer girdiği  dinden dönmezse, yemeyip içmeyeceğine dair yemin etmişti. Sa&#8217;d, annesine, bunu  yapmamasını, çünkü dininden dönmeyeceğini söyledi. Yeminini uygulamaya koyan  annesi, bir zaman sonra açlık ve susuzluktan bayılmıştı. Ayıldığında Sa&#8217;d ona;  &#8220;Senin bin tane canın olsa ve bunları bir bir versen, ben yine de dinimden  dönmeyeceğim&#8221; demişti. Onun kararlılığını gören annesi yemininden vazgeçmişti  (Üsdül-Ğabe, aynı yer). Sa&#8217;d (r.a) annesine çok düşkündü ve ona bir zarar  gelmesini asla kabul edemezdi. Ancak imanla alakalı bir konuda Rabbine isyan  edip başkalarının heva ve heveslerine de tabi olamazdı. Sa&#8217;d (r.a) ve  benzerlerinin karşılaşacağı bu gibi durumları çözümlemek ve iman edenleri  rahatlatmak için Allah Teâlâ şu âyet-i kerimeyi göndermişti: &#8220;Bununla beraber  eğer, hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşmak için seninle  uğraşırlarsa, o zaman onlara itaat etme. Dünya işlerinde onlara iyi davran&#8230;&#8221;  (Lokman, 31 / 15).</p>
<p>Sa&#8217;d (r.a), Medine&#8217;ye hicrete kadar Mekke&#8217;de kalmıştır. Dolayısıyla müşrikler  tarafından uğradıkları bütün saldırı ve işkencelere diğer müslümanlarla birlikte  Mekke dönemi boyunca muhatab olduğu muhakkaktır. Mekke&#8217;de müslümanlar, Mekke  zorbalarının saldırılarından emin olmak için ibadetlerini gizli ve tenha  yerlerde ifa ediyorlardı. Bir gün Sa&#8217;d (r.a) arkadaşlarıyla birlikte ibadet  ederlerken müşriklerden bir grup onlara sataşarak İslâmla alay etmişler ve  onlara saldırmışlardı. Sa&#8217;d eline geçirdiği bir deve sırt kemiğini alıp  müşriklere karşılık vermiş ve onlardan birini yaralayarak kanlar içerisinde  bırakmıştı. İşte İslâm&#8217;da Allah için ilk akıtılan kan budur (Üsdü&#8217;l-Ğâbe, II,  367).</p>
<p>Sa&#8217;d (r.a) kardeşi Ümeyr (r.a) ile Medine&#8217;ye hicret ettiği zaman, kan davası  yüzünden Mekke&#8217;den kaçıp buraya yerleşmiş olan diğer kardeşleri Utbe&#8217;nin evinde  kalmaya başlamışlardı. Muahat olayında Rasûlüllah (s.a.s), Sa&#8217;d'ı Mus&#8217;ab b.  Umeyr ile kardeş ilân etmişti. Başka bir rivayete göre de kardeş ilân edildiği  kimse Sa&#8217;d b. Mu&#8217;az&#8217;dır (İbn Sa&#8217;d, a.g.e., III, 139-140).</p>
<p>Medine&#8217;ye hicretle birlikte İslâm devlet olmuş ve kendini tehdit eden güçlere  karşı askerî faaliyetler başlamıştı. Bu çerçevede Mekke kervanlarına yönelik  askerî birlikler (seriyye) sevkediliyordu. İlk seriyye, Hicretin yedinci ayında  Mekke kervanının yolunu kesmek için otuz kişiden oluşan Hz. Hamza komutasındaki  seriyyedir. Sa&#8217;d (r.a)&#8217;da bu ilk askerî birliğe katılanlardandır (İbn Sad, aynı  yer) Bir ay sonra Ubeyde b. Haris komutasında gönderilen seriyye Kureyş  kervanıyla karşılaştığında ilk oku Sad b. Ebi Vakkas (r.a) atarak çatışmayı  başlatmıştı. Mekke&#8217;de Allah yolunda ilk kan akıtan kimse olma şerefi Sa&#8217;d  (r.a)&#8217;a ait olduğu gibi, yine Allah yolunda ilk ok atma şerefi de böylece ona  nasip olmuştur. Sa&#8217;d (r.a) şöyle demektedir: &#8220;Araplardan Allah yolunda ilk ok  atan kimse benim&#8221; (İbn Sa&#8217;d, aynı yer).</p>
<p>Aynı yılın Zilkade ayında Rasûlüllah (s.a.s), Sa&#8217;d b. Ebi Vakkas&#8217;ı yirmi kişilik  bir askerî birliğe komutan tayin ederek el-Harrar mevkiine göndermişti. Bu  seriyyenin gayesi de Mekkelilere ait kervanı vurmaktı. Ancak kervan bir gün  önceden bu yerden hareket etmiş olduğu için, bir çatışma çıkmamıştı. Rasûlüllah  (s.a.s), sadece seriyyeler göndermekle yetinmiyor, bizzat ordusunun başına  geçerek seferler düzenliyordu. Bunlardan biri olan ve II. Hicrî yılın  Rebiu&#8217;l-Evvel ayında gerçekleştirilen Buvat gazvesinde, ordu sancağını Sa&#8217;d  taşımaktaydı (Taberi, Tarih, Beyrut 1967, II, 407). Peşinden tehlikeli bir  görevle Mekke ile Taif arasındaki Nahle mevkiine keşif maksadıyla gönderilen  Abdullah b. Cahş seriyyesine katılan Sa&#8217;d b. Ebi Vakkas (r.a)&#8217;ın bütün cihad  faaliyetlerine aktif bir şekilde iştirak ettiği görülmektedir.<br />
</span></p>
<div id="fb-root"></div>
   <script>
   window.fbAsyncInit = function() {
   FB.init({appId: "", status: true, cookie: true,
		 xfbml: true});
	};
 (function() {
  var e = document.createElement("script"); e.async = true;
 e.src = document.location.protocol +
   "//connect.facebook.net/tr_TR/all.js";
 document.getElementById("fb-root").appendChild(e);
}());
</script><span class = ""  style = "  "><fb:like href="http://www.nurislam.org/sad-b-ebi-vakkas.html" send = "false" layout="button_count" show_faces="false" width="" action="like" colorscheme="light" font="" /></span>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nurislam.org/sad-b-ebi-vakkas.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

